Oca 01

Yunus Der Ki;

c1gf0naweae7jf6

Oca 01

Lanetliyoruz!!!

Her gün daha da azgınlaşan terörü ve onu besleyenleri,aziz milletimizin birliğine kastedenleri,memleketimizin huzurunu bozanları lanetliyor yüce Rabbimizin(cc)kahhar sıfatına havale ediyoruz

Ara 27

Hoşgeldiniz

Sn Fadime KİREMİTÇİ ve Sn.Emine KİREMİTÇİ hoşgeldiniz,başarılar dileriz

Ara 14

Samsunda Kar Tatili Durumu

https://samsun.meb.gov.tr/www/kar-yagisi-nedeniyle-egitime-ara-verilen-ilcelerimiz/icerik/590

Ara 13

Hoşgeldiniz

Sn.Ayşegül DEMİRAY hoşgeldiniz,başarılar dileriz

Ara 11

Vatan Sağolsun

Vatan Sağolsun

Kas 30

Hoşgeldiniz

Sn Önder ARAS HOŞGELDİNİZ,başarılar dileriz

Kas 15

Özür Dileriz

Yakakentteki üyelerimizden Sn.Hümeyra Şahin Cin’den şipariş verme sürecindeki aksaklıklardan dolayı özür dileriz.Ersağ hiçbir üyesinin mağduriyetine müsade etmeyen bir firmadır.Anlayışınız için teşekkür ederiz.

 

Kas 04

Bilmez Olsaydım…

Ben Sıraselviler’in selvilerini görmedim ama, Şişli Sıracevizler’in ceviz ağaçlarını, bilirim.

Şişli – Zincirlikuyu arasının, dut bahçeleriyle dolu olduğunu, bilirim.

Şimdi Taksim’de İnönü Gezisi olan yerde, görkemli bir kışla binasının olduğunu, bu kışla avlusunda İstanbul’daki futbol milli maçlarının yapıldığı tek stadyumumuz olduğunu bilirim.

Nüfusu bir milyona varmayan İstanbul’da yaşamanın rahatlığını, şehrin her yanına birkaç kuruşa tramvayla gidilebildiğini, bilirim.

İstanbul nüfusunun tarihte ilk kez 1950 yılında bir milyonu aştığını, bilirim.

Daha önce Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarının başkenti olarak bile bir milyonu aşmadığını, bilirim.

Şimdi artık Gebze’den Büyükçekmece’ye kadar bütünleşen İstanbul nüfusunun onbeş milyonu aştığını, bilirim.

İstanbul nüfusunun eskiden imparatorluk sentezi olduğunu, şimdi ise artık kasaba çeşitlemesine dönüştüğünü, bilirim.

Her caddenin, her semtin aşçı dükkanlarıyla dolu olduğunu, her aşçıda elbasan tavadan çiçek bamyaya kadar zengin tencere yemeği çeşitleri olduğunu, bilirim. Sebze yemeklerinin yıllarca fiyatı değişmeden 7,5 kuruş, et yemeklerinin 12,5 kuruş olduğunu bilirim.

Topkapı surları dışında hemen bağların başladığını, beş kuruş verip bağın kapısından girenin patlayıncaya kadar üzüm yemeye izinli olduğunu, bilirim.

Yedikule marulunun, Kanlıca yoğurdunun, Beykoz paçasının lezzetini unutmam. At kuyruğu kılından olta yapmayı, bilirim.

Samatya’dan kürekle Ahırkapı’ya girip çapari salladığımızı, istavrit çıkarsa uskumru olmayacağı için, hemen olta toplayıp geri döndüğümüzü bilirim.

Palamut yiyenlerin ağzının tadını bilmezlikle aşağılandığı zamanları bilirim.

Lezzetli ve ucuz balık bolluğu yüzünden tutumlu insanlar çarşısı Samatya’da levrek ve kalkanların bütün olarak, nefis kılıç balıklarının ise dilimlenerek satıldığını, bilirim. Bu nedenlerle, <istanbul’un Samatya ve benzeri semtlerinde kebap denen yiyeceğin tanınmadığını bilirim.

İnsanların sanki mahşerdeymiş gibi çoğalmasıyla birlikte lezzetli balıkların iyice azalması sonucu olarak, İstanbul’da kebap istilası yaşandığını, bu nedenle İstanbul tarihini:

1. Kebaptan önce

2. Kebaptan sonra olarak ikiye ayrıldığını, unutmam.

Nüfus artışı yüzünden bir şehrin yoğunluğu azdırılmışsa, tarihe ve insana karşı bu davranışı sıfatlandırmak için ihanetin ötesinde bir sıfat aranması gerektiğini, bilirim.

Hay bilmez olsaydım!

YAZAR : Aydın BOYSAN Bu girişin kalanını oku »

Eki 15

Dosta Gider….

Sadece 30 bin km. de 2015 model tertemiz bir Bu girişin kalanını oku »

Eski yazılar «